İnternet

Metaverse Nedir? Son Devirde Herkesin Sorduğu Bu Soruya Yanıt Veriyoruz!

Facebook’un Meta olarak yeniden markalaşarak “metaverse” üzerine odaklanmasının ardından, Microsoft da bu alana gireceğini duyurdu. Meta, metaverse’ün nihayetinde eğitim, iş ve sosyal bağlamlar arasında etkileşim kurmamıza izin vereceğini öne sürerken, Microsoft şimdilik özellikle sanal ofis alanına odaklanıyor gibi görünüyor.

Metaverse’ün gerçekte ne olduğu ve sunulan vizyonun gerçekten günlük hayatımızın ne kadar merkezinde yer alacağı ise şu sıralar en çok sorulan sorulardan biri.

Fikrin kendisi aslında yeni değil. Bilim kurgu yazarı Neal Stephenson, 1992’deki siberpunk (cyberpunk) romanı Snow Crash‘te avatarlar olarak temsil edilen insanların birbirleriyle ve yapay zeka ile etkileşime girebileceği bir 3D sanal dünya sunarak bu dünyayı “metaverse” terimi ile tanımlamıştı.

Henüz var olmayan büyük bir gelecek vizyonunda olduğu gibi, birçok insan metaverse’e kendi tanımlarıyla yaklaştı. Fikir sizin için yeniyse, bir metaverse’i (ya da meta evreni) oluşturacak üç ana başlık olduğunu bilmelisiniz. Bunlar:

  1. Sanal bir dünya: Bunun metaverse’ün en önemli özelliği olduğunu söyleyebiliriz. Bir bilgisayar, oyun konsolu, mobil, giyilebilir teknoloji veya başka bir cihaz kullanarak, yol boyunca 3D grafikler ve ses deneyimleyerek keşfedebilirsiniz. Buradaki fikir, bunun sizi metaverse’de daha fazla mevcut hissetmenizi ve muhtemelen günlük dünyada (bedeninizin kaldığı yerde) daha az mevcut hissetmenizi sağlamasıdır.
  2. Sanal gerçeklik: Bunun için bir sanal gerçeklik başlığına ihtiyacınız var. Buradaki amacın, sanal dünyaya dalarak kendinizi daha da “içeride” hissetmeniz olduğu söylenebilir.
  3. Diğer insanlar: Metaverse sosyaldir. Orada avatar olarak temsil edilen birçok insan bulunacak. Bu avatarlardan bazıları robotlar, sanal ajanlar ve yapay zeka varlıkları olabilir. Diğer insanlarla buluşabilir, hatta birlikte bir şeyler yapabilirsiniz. Sosyal bir ağ olarak geçmişi göz önüne alındığında, sosyal yönün Facebook’un metaverse’ünde merkezi olması muhtemeldir.

Metaverse hayranları ve bazı araştırmacılar, iletişimin video konferanstan daha doğal olabileceğine inanıyor. Örneğin, kime hitap ettiğinizi göstermek için bakışları kullanabilirsiniz, yani avatarınız başka bir kişiye bakmak için başını çevirebilir. Ayrıca avatarınız bir sohbet başlatmak için başka birinin avatarının yanına gidip oturabilir.

Metaverse’ün iki önemli özelliği

  1. Kalıcılık: Bu, sanal dünyanın ziyaret etmek istediğiniz her an kullanılabilir olduğu anlamına gelir. Yeni sanal binalar veya başka nesneler ekleyerek değiştirilebilir ve daha da önemlisi, değişiklikler bir sonraki ziyaretinizde yerinde kalır. Yerleşebilir ve bu dünyanın bir kısmına sahip olabilirsiniz. Metaverse, bugün sosyal medyanın yaptığı gibi, kullanıcı tarafından oluşturulan içerikleri (dijital yaratımlarınız ve kişisel hikayeleriniz) temel alacaktır.
  2. Gerçek dünyayla bağlantı: Metaverse’ün bazı vizyonlarında, sanal dünyadaki sanal şeyler aslında gerçek dünyadaki gerçek şeyleri temsil eder. Örneğin, gerçek dünyada gerçek bir drone’u yönlendirmek için metaverse’de sanal bir drone uçurabilirsiniz. İnsanlar gerçek ve sanal olandan “dijital ikizler” olarak bahseder.

Farklı şirketler muhtemelen kendi vizyonlarına ve hatta metaverse’ün yerel versiyonlarına sahip olacaklardır, ancak muhtemelen internet gibi hepsi birbirine bağlı olacağından dolayı birinden diğerine geçmeniz mümkün olabilir.

Shutterstock

Bazı özelliklerin diğerlerinden daha çekici ve pratik olması muhtemeldir. Birçok oyuncu zaten çevrimiçi oyun oynamayı sevdiğinden ve bazı oyunlar bir dereceye kadar zaten metaverse içinde yer aldığından dolayı oyun oynamak makul bir adım gibi görünebilir.

Başkalarıyla sosyalleşebilme veya tanışabilme ve gerçekten onlarla birlikte olduğunuzu hissetme fikrinin de, özellikle günümüzün salgın döneminde oldukça çekici olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Meta’nın metaverse özellikleri hakkında henüz net bir fikrimiz yok. CEO Mark Zuckerberg, marka değişikliğini duyururken farklı olasılıklardan bahsetti. Gerçek bir toplantıda bir hologram olarak görünebilir veya gerçek dünyanın üzerine bindirilmiş sanal bir satranç tahtasında dünyanın her yerinden biriyle satranç oynayabilirsiniz.

Gelecekteki internetin arayüzü olabilir mi?

Facebook’un metaverse vizyonu, aslında gelecekteki internet arayüzümüz olmayı hedefliyor. Ancak gelecekte tüm internet hizmetlerine 3 boyutlu sanal dünyalar ve sanal gerçeklik kulaklıkları üzerinden erişip erişemeyeceğimiz henüz belli değil.

Oculus’u satın alan Facebook da dahil olmak üzere, son yıllarda birçok büyük şirketin onları piyasaya sürme girişimlerine rağmen, sanal gerçeklik başlıkları hala biraz niş bir teknoloji gibi görünüyor.

Stephenson’ın metaverse’e ilişkin orijinal vizyonuna geri dönersek… Çok heyecan vericiydi, ancak aynı zamanda bağımlılıktan suçluluğa ve demokratik kurumların erozyonuna kadar hem çevrimiçi hem de gerçek dünyadaki zararlar için olasılıklarla doluydu. İlginç bir şekilde, Stephenson’ın metaverse’ü çoğunlukla büyük şirketlere aitti ve hükümetler büyük ölçüde önemsiz uzantılar olarak görülüyordu.

Dünyanın dört bir yanındaki büyük teknoloji devleri ve hükümetler arasındaki gizlilik, konuşma özgürlüğü ve çevrimiçi zararlar üzerindeki mevcut gerilimler göz önüne alındığında, ne tür bir meta veri oluşturmak istediğimizi ve onu kimin yaratacağını, sahipleneceğini ve düzenleyeceğini ciddi olarak düşünmemizde fayda var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.